Bir fikrim yok.
Ve belki de bu, sahip olabileceğim en tehlikeli fikir.
Artık hiçbir şey hissetmiyorum. Düşünmüyorum da. Ne insanların hakkımda düşündükleri umurumda, ne de benim onlar hakkında bir düşüncem var. Dünya gündemi sikimde değil. Trump kimin kulağını kaşımış bilmiyorum. Hala duyuyorum, hala görüyorum ama artık tepki vermiyorum. Dünya nereye gidiyor? Bilmiyorum. Çünkü bilmekten yoruldum. Kendi sorunlarım bile umurumda değilken artık başkaları için üzülemiyorum. Üzülüyorum ama elimden bir şey gelmiyor. Elimden bir şeyler gelen davaların üstüne gidiyorum o zaman. Artmayan TYT netlerim gibi. Ama bu beni daha az mı insan yapıyor?
Artık herkesin her şey hakkında bir şeyi var. Gazze’deki bir çocuk ağlıyor, biri hemen story atıyor. “Yüreğim dayanmıyor.” Sonra beş dakika sonra kahve içiyor, çünkü hayat devam ediyor, değil mi? Hayat hep devam ediyor. Sadece bazıları için biraz daha kısa sürüyor.
Greta Thunberg mesela, dünyayı sarsan o kız. Şimdiki kimliğini ve dünya duruşunu inşa etmeye başladığında 15 yaşındaydı. Ben 17 yaşımda 13 Reasons Why izleyip kendimi depresyona sokuyorum çünkü hoşuma gidiyor. O Şimdi İsrail’de bir hücrede. Ben onun yaşına geldiğimde muhtemelen hala aynı durumda olacağım. Bu beni daha az mı insan yapar?
Susturulmuş. Çünkü “çok konuştu.”
Ben burada oturuyorum, onun hakkında ne düşüneceğimi bile bilemiyorum.
Kızgın mıyım? Evet. Umutlu muyum? Hayır. Fikirsizim. Bu çağa dair, bu saçmalığa dair, kendime dair.
Fikir sahibi olmak artık bir pazarlama taktiği.
Herkes bir fikrini vitrine koyuyor. Kim daha ahlaklı, kim daha bilinçli, kim daha vicdanlı yarışması.
“Konuşmak cesarettir” dediler.
Siktirsinler.
Bazen susmak, tam tersine, cesaretin kendisi. Çünkü artık kimse gerçekten dinlemiyor. Sadece sıranı bekliyorsun, kendi versiyonunu bağırmak için.
Birinin acısını bir kelimeyle anlatıp gündemde kalmak istiyorsun.
Savaş bile artık bir içerik formatı.
Bir fikrim yok çünkü yoruldum.
Sürekli bir şey düşünmek, sürekli tepki vermek, sürekli günahkâr hissetmek.
Bir şey söylemezsen suçlu, yanlış şey söylersen linçliksin.
Kimsenin doğruyu umursamadığı bir dünyada doğrucu olmaya çalışmak, aptallık.
Ben o kadar zeki değilim artık.
Ya da o kadar saf değilim.
Fikirsizlik belki de bir çeşit özgürlük. Bir filtre gibi. Her şey üstüme yağarken “ben yokum burada” diyebilmek. Ben sadece varım. Düşünmeden. Kendimi politik olarak doğrulamadan, ruhumu performansa çevirmeden.
Bir şey hissettiğimde hemen metne dönüştürmeden. Bu beni daha az mı insan yapar?
Ama tabii, tam o sırada vicdan devreye giriyor.
İç ses diyor ki: “Sen de susarak suçlusun.”
Evet. Olabilir.
Ama bence susarak bazen daha çok şey söylüyorsun.
Çünkü sesin o kadar kirletilmiş ki, konuşunca zaten kimse duymuyor.
Ben de artık uğraşmıyorum duyulmakla.
Kulağımın içinde yankılanan düşüncelerime yetiyorum.
Bir gün yazıya dönüşürlerse dönüşürler. Dönüşmezlerse, bok gibi de kalsınlar.
Fikirsizlik, pes etmek değil.
Sadece, artık hiçbir şeyin sana “doğru” gelmediği anı kabullenmek.
Artık saf bir “evet” ya da “hayır” hissinin kalmadığı çağda, gri bölgede yaşamak.
Bir tarafı savunurken diğer tarafın da haklı olduğunu bilmek.
Ve bu lanet dengeyi taşımaya mecali kalmayan bir beyinle yaşamaya devam etmek.
Ben Greta değilim.
Ben onun kadar güçlü değilim.
Ben sadece odasında oturup TYT matematik hakkında ağlayan bir kızım.
Ben sadece internette, sönmüş fikirlerin külleri arasında dolanıyorum.
Kimi zaman bir kelimeyle yanıyorum, kimi zaman bir paragrafla soğuyorum.
Ama artık inanmıyorum.
Çünkü ben hala kim olduğumu bilmiyorum. Neyi temsil ettiğimi bilmiyorum. Kim haklı ya da kim haksız tartışmalarına girmiyorum. Biri bana hakaret ettiğinde kafamı sallıyorum sadece. Haklısın diyorum. Ben gerçekten de o kişiyim. Kendimi bile savunamayacak kadar bıktım insanlardan ama dünyanın öbür ucunda yaşanan vahşetlere, Türkiye’deki kadın cinayetlerine ses çıkarmak istiyorum. Çünkü yanlış. Ama sesim kısılmış sanki. Konuşmuyorum. Sadece uyumak istiyorum. Bu beni daha az mı insan yapar?
Orijinal bir düşüncemiz zaten yok. Böylece fikirsizlik fazla da göze batmadı. Belki fikirsiz değildik. Sadece fikrimizi insanların üstüne fırlatma çabasına girmedik. Ama onlar kendilerine dayatılmayan her fikri yok saydılar.
Kadın haklarıyla alakalı bir postu repostlamanın beni daha iyi mi hissettirmesi gerekiyordu? Kendimi daha işe yarar hissetmek istedim. Gazze için ne kadar üzüldüğümü gösteren bir yazıyı da story attım. Daha iyi bir insanmış gibi hissetmem mi gerekiyordu? Çünkü bunlar gerçekten önem verdiğim şeyler, ama neye önem verdiğim de kimsenin sikinde değildi zaten. Fikrimi ifade etmeyi bırakarak yanlış mı yaptım? Her savunduğum fikri insanlara dayatsam dünyada bir şeyler değişir miydi? Lgbt hakkında atacağım bir tweet herhangi bir amcanın homofobik olmamaya karar vermesiyle sonuçlanır mıydı? Bunları yapmamam beni gerçekten daha az mı insan yaptı?
Belki de yaptı. Belki de bu hikayenin kötüsü bendim. Bilmiyorum.
Ama bence inanmadığın bir dünyada fikirsiz kalmak, belki de en dürüst halindir.
Sevgiler, gülsena.


Açıkcası bir şeye sırf duyarlı olduğun için tepki göstermek ve bunu show off olarak pazarlamak farklı şeyler bence. Yani yazının "samimi olmadığımız halde sırf tepki almamak için konuşmanın ne anlamı var" konseptini anlıyorum ama ben yoruldum, ben gride kalmak istiyorum diyerek köşeye çekilmek de bir çözüm değil. Hoşnut olmadığın şeyleri susarak değiştiremezsin ki, konuşsam bile ne olacak dersen, herkes öyle derse o zaman kim çabalayacak ortak sorunlarımızı düzeltmek için? Fikir beyan etmek sandığın kadar ağır bir yük değil inan. Elbette bazen keskin doğrular yoktur ve bir şey tamamen iyi veya kötü değildir, ama illa bir taraf daha doğrudur, neden daha doğru olanı desteklemeyesin ki? Fikirlerini de herkese duyurmaya çalışmana gerek yok, sessiz kalmak da fikirsiz olmak demek değildir ayrıca. Birisi sana fikrini sorarsa şayet söylersin ne düşündüğünü, durduk yere herhangi bir fikrini kimliğin haline getirip meydanlarda bağırmana gerek yok yani. Senin yazın ve şahsi fikirlerini belirtebilirsin tabii ki, bu yüzden olabildiğince objektif yazmaya çalıştım. Mantıken bakarsan yazıyı yazarken bile kendince bir sürü fikir belirttin, eğer seni korkutan karşıt düşünceli insanlardan alacağın eleştiriyse bu yazında da alabilirsin. Eğer dünyanın geldiği hâl buysa ve bizim fikir belirtmemiz bir şey değiştirmeyecekse senin bu yazıyı yazmanın da bir anlamı olmazdı, zaten duyulmayacağına inanmıyor musun? Demek istediğim fikirsizlik bir çözüm değil, ben artık yoruldum diyip kenara çekilmelik bir durum da değil, eğer memnun olmadığın bugünün yarınlarında memnuniyetsiz yaşamaya devam etmek istemiyorsan bir fark yaratmak için çabalaman lazım.
sozumu tutarak okudummm🫀ve baya dusundurucu bir yaziydi